Aralık 03, 2008

Dad dile geldi...

Eksiksiz, aynen kopyalıyorum:)

Facebook'ta eski bir öğrencim ile yazışırken dile geldi bu dizeler, Sevgili Oğlum.
Belki oğul, blog'una koymayı uygun görür, kim bilir?
İyi çalışmalar, Canım Oğlum.
Dad.

Ne derdi Haydar ile Turgut'a Taşı Bıraksak ?

Acaba, Sevgili Haydar? Taşa sorsak ve konuşabilse ağır aksak?
Ne derdi, Haydar ile Turgut'a; onu ordan oraya atmasak, fırlatmasak?
Konuşmasını, fikirlerini özgürce dile getirmesini kısıtlamasak, yasaklamasak?
Korkmasak görmesinden, haykırmasından; neler aksak, neler yasak?
Ne derdi Haydar ile Turgut'a gerçekten, taşı bıraksak ?

Ne ufalasak, ne başımızı taşa vursak; ne de taşa vurulacak bir baş arasak, bulmaya çalışsak, bulsak?
Acaba der miydi, bütün insanlık ahmak?
Yok öyle acımak! Empati kurmak! Sorunlar için çözüm aramak!
Çalışmak, çabalamak! Alnının terini karışlamak! Emeğinin karşılığı, onuru için uğraşmak!
Ne derdi acaba, Sevgili Haydar, gerçekten taşı bıraksak?

Yoksa der miydi, Haydar ile Turgut'a; Sevgili Dostum?
Yok öyle gözlerini kapamak! Duyarsız davranmak, görmeden öylesine bakmak, tepkisiz kalmak!
Duymamak, bakmamak, konuşmamak!
Hayır, hayır; Sevgili Haydar! Böyle demezdi bence, taşı bıraksak!
Ne derdi öleyse gerçekten taş; konuşabilse ağır aksak?

(T.Turunç, İstanbul - 2008)